Bookbot

Streifen und Glätten 2

Évaluation du livre

Paramètres

  • 93pages
  • 4 heures de lecture

En savoir plus sur le livre

In Kafkas Şarkıcı Josephine ve Fare Ulusu hikâyesinde, Josephine’nin şarkı söyleyip söylemediği belli değildir. Ama bir şey bellidir. O ıslık çalar. Islık, çokluğun içinde tekilliğin fark üretimidir. Tekillik, daha iyiyi değil, farklanmanın içkin üretimi olarak yeni bir “yer” ve “zaman” yaratır. Raunig, kapitalist asamblajları Deleuze’den aldığı modülasyonlar kavramı ile ilişkilendirerek denetim toplumunun oluşumunu mekânın ve zamanın pütürlendirilmesi üzerinden anlatır. Bu minvalde bizler giderek modülerleştirilen bir toplumun çarkları içindeki dişliler haline geliriz. Aynı anda hem kendimizi hem de dünyayı modüle ederiz. Peki, bu ikili modülasyon karşısında tepkisel değil, ama yaratıcı direniş stratejileri nasıl oluşturabiliriz? Eğer kapitalist özneleşme tarzlarının içinde modüle edici Üniversite-Fabrika’ya biz katkı sunuyorsak kaçış çizgilerini nasıl üretebiliriz? Bilgi üretimini yersizyurtsuzlaştırarak ve belki de üniversite dışında yeniden yerliyurtlulaştırarak mikro-politik yeni özneleşme tarzlarını nasıl yaratabiliriz? Josephine’nin şarkısı/ıslığı devam ederken arkada küçük bir fare “kendini bilmez” bir ıslık tutturur. Islık bir öze, bir efendiye, bir devlete ihtiyaç duymadan başka bir “yer”, şarkı söylemeye bir ayrıcalık tanımadan kendi “zamanını” yaratıyor. Tekilliğin politik-pratiğinin bu deneyimlenmesi, moleküler direnişlere dönüşüyor. Biri ıslık çalıyor… Islığı duyuyor musunuz?

Achat du livre

Streifen und Glätten 2, Gerald Raunig

Langue
Année de publication
2012
Nous vous informerons par e-mail dès que nous l’aurons retrouvé.

Modes de paiement

3,0
Très bien !
2 Évaluations

Il manque plus que ton avis ici.

Titre
Streifen und Glätten 2
Langue
Allemand
Éditeur
Diaphanes
Publié
2012
Pages
93
ISBN10
3037342218
ISBN13
9783037342213
Séries
Évaluation
3 sur 5
Description
In Kafkas Şarkıcı Josephine ve Fare Ulusu hikâyesinde, Josephine’nin şarkı söyleyip söylemediği belli değildir. Ama bir şey bellidir. O ıslık çalar. Islık, çokluğun içinde tekilliğin fark üretimidir. Tekillik, daha iyiyi değil, farklanmanın içkin üretimi olarak yeni bir “yer” ve “zaman” yaratır. Raunig, kapitalist asamblajları Deleuze’den aldığı modülasyonlar kavramı ile ilişkilendirerek denetim toplumunun oluşumunu mekânın ve zamanın pütürlendirilmesi üzerinden anlatır. Bu minvalde bizler giderek modülerleştirilen bir toplumun çarkları içindeki dişliler haline geliriz. Aynı anda hem kendimizi hem de dünyayı modüle ederiz. Peki, bu ikili modülasyon karşısında tepkisel değil, ama yaratıcı direniş stratejileri nasıl oluşturabiliriz? Eğer kapitalist özneleşme tarzlarının içinde modüle edici Üniversite-Fabrika’ya biz katkı sunuyorsak kaçış çizgilerini nasıl üretebiliriz? Bilgi üretimini yersizyurtsuzlaştırarak ve belki de üniversite dışında yeniden yerliyurtlulaştırarak mikro-politik yeni özneleşme tarzlarını nasıl yaratabiliriz? Josephine’nin şarkısı/ıslığı devam ederken arkada küçük bir fare “kendini bilmez” bir ıslık tutturur. Islık bir öze, bir efendiye, bir devlete ihtiyaç duymadan başka bir “yer”, şarkı söylemeye bir ayrıcalık tanımadan kendi “zamanını” yaratıyor. Tekilliğin politik-pratiğinin bu deneyimlenmesi, moleküler direnişlere dönüşüyor. Biri ıslık çalıyor… Islığı duyuyor musunuz?